doğa yasaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğa yasaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2011 Salı

Her Şey O'nun Sonsuz Aklının Yansımasıdır



Evrende her olay Allah'ın kontrolü ile gerçekleşir; herşey O’nun bilgisi ve buyruğu ile hareket eder. Allah sonsuz güç sahibidir; tek bir yaprak bile dalından Allah'ın dilemesi dışında düşmez. Gökten yere bütün işleri Allah evirip, çevirir. Bunlar yalnızca doğa olayları ya da doğum, ölüm gibi daha önemli görülen olaylar değildir. Akla gelebilecek her iş, her olay, var olan her sistem Allah'ın dilemesiyle ve kontrolünde yürür. O’nun bilgisi dışında yaşanan tek bir an yoktur. Planlayarak ya da planlamadan yaşanan tüm olaylar O’nun hakimiyetindedir…
Gördüğümüz herşey O’nun sonsuz gücünün ve sonsuz aklının yansımasıdır. Allah dilerse tüm evreni, olayları sebeplerden bağımsız olarak da yaratabilir. Allah dilediğini dilediği zaman, dilediği şekilde ve örneksiz olarak yaratandır ve O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Allah'ın yaratması için aslında bir sebebe de gerek yoktur; dünyada sebeplerin, doğa kanunlarının olması insanları yanıltır. Tüm sebeplerin Yaratıcısı olan Allah, tümünden münezzehtir.

Ancak gerçekleri göz ardı eden birçok insan, Allah'ın yaratmasına inandıkları halde, O’nun çok uzaklarda olduğunu ve dünya işlerine pek karışmadığını zannederler. (Allah’ı tenzih eder, yüceltirim) Oysa Allah her yerdedir ve varlığı herşeyi kuşatmıştır. O doğunun da batının da, her yerin Rabb’idir. Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah'ındır. Allah, herşeyi kuşatandır. (Nisa Suresi, 126) Allah’ın yetkisi sonsuzdur ve O yaşamın her alanına, her anına hükmeder.
Evrendeki mucizevî sistemlere hükmettiği gibi, yeryüzündeki herşeyin varlığı ve varlığı boyunca görüp geçireceği halleri, hadiseleri tespit ve tayin eden de O’dur.

Bazı insanlar, sorulduğunda Allah’a inandıklarını söyledikleri halde, gücünü gereği gibi takdir edemez, yaşamlarını Allah sevgisi, korkusu ve rızası üzerine kurmazlar. Kendilerinde Allah’tan bağımsız güç görürler.

De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız?İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hala çevriliyorsunuz? (Yunus Suresi, 31-32)

Allah’a inandıkları halde, O’nun yeryüzüne ve yaşamlarına müdahale etmediğini zanneden bu kişiler, büyük bir yanılgı içindedirler. Kişi iman ettiğini söylüyorsa, Rabb’inden bağımsız bir yaşamı olmadığını da kabul etmelidir. Her şeyi sarıp kuşatan Allah, her an bizi de çepeçevre kuşatır ve bize şah damarımızdan daha yakındır...

Allah ile hiçbir güç baş edemez. Allah’ın dilediği olaya, tüm dünya bir araya gelse karşı duramaz; O her şeyin, her yerin Rabb'idir. Diğeri, putperestler gibi deniz, orman ya da yeraltı tanrısı gibi tanrılar edinmektir.
"Benden başka İlah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin." (Enbiya Suresi,22)

Uzay boşluğunda dönüp duran 300 milyar galaksiden, dünya üzerindeki tek bir mikroorganizmanın beslenmesine kadar, yaşamın devamı için gerekli olan tüm faaliyetler Yüce Allah'ın dilemesiyle gerçekleşir. O’nun denetlemediği tek bir varlık yoktur.


"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)" (Hud Suresi, 56)

23 Ocak 2011 Pazar

Doğa Yasalarını Yaratanı Bulmak


Yeryüzündeki tüm varlıklar muhteşem detaylara sahiptirler. Bir canlıyı incelediğimizde, sahip olduğu her detayda sayısız yaratılış mucizesi görürüz. Detaylardaki mucizeler, tüm canlılığın yapıtaşı olan atomlarda başlar, olağanüstü dengeler ve düzenlere sahip gökyüzü, galaksiler, Güneş, insan vücudu, bitkiler, dağlar ve denizlerdeki sayısız detay ve özelliklerle devam eder. Hepsinin sahip olduğu özelliklerde bir sanat vardır. Bu, Allah’ın muhteşem yaratma sanatıdır. Tüm canlılara dilediği şekli veren, tüm doğaya hakim olan, üstün güç sahibi Yaratıcı’nın sanatı…


Rabbimiz evrendeki her şeyi en küçük detayına dek üstün bir ilim, hassas bir ölçü ile yarattığını, "Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir." (Furkan Suresi, 2) ayetiyle bildirir ve ayetlerinin canlı örneklerine şahit olmamızı ister.


İnsanın yaratılışında da, Allah’ın bir örnek edinmeksizin yaratmasının çok sayıda mucizevi delili vardır. Örneğin, embriyonun gelişimi sırasında bütün hücreler adeta görev yerine dağılan işçiler gibi bölük bölük hareket ederler. Sonra aynı organı oluşturacak hücre grupları birbirine yapışarak birikir ve organları oluşturmak için hazırlanırlar. Bu yoğun faaliyetler sonucunda, kemik hücreleri kemiklerin olması gereken yerde, kas hücreleri kasların olması gereken yerde birikirler. Bazıları daha iç kısımlara giderek iç organları yapmaya başlarlar. Bazıları beyni, bazıları gözleri, bazıları ise damarları oluştururlar. Bu sürece zamanla yeni süreçler de eklenir; örneğin hücrelerin tesbit edilmiş yönlere doğru göç etmesi, programlanmış hücre ölümleri ile bazı organların inşa edilmesi vs… Kısacası bu başkalaşım sürecinde mükemmel bir strateji uygulanmakta, hücreler belirli bir plan doğrultusunda hareket etmektedirler.


Rabb’imiz insandaki bu muhteşem tasarımla benzersiz sanatını gösterir ve bu gerçekler üzerinde düşünmemizi buyurur:


Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde O’na ibadet et ve O’na ibadette kararlı ol. Hiç O’nun adaşı olan birini biliyor musun? İnsan demektedir ki: "Ben öldükten sonra mı, gerçekten diri olarak çıkarılacağım?" İnsan önceden, hiçbir şey değilken, gerçekten bizim onu yaratmış bulunduğumuzu (hiç) düşünmüyor mu? (Meryem Suresi, 65-67)


Bir plana göre hareket eden, zamanı geldiğinde görev değişikliği yapan, nerede durması gerektiğini bilen, görev yerini terk etmeyen, ekip çalışması yapabilen, gereken maddeleri gereken zamanlarda üretebilen varlıkların tümü vücuttaki hücrelerdir. Gözle görülmeyen bu varlıkların davranışlarında çok açık bir akıl vardır. Bu şuursuz ve cansız atomlardan oluşan hücrelerin düşünüp karar verme gibi özellikleri olamaz. Bu üstün şuur ve akıl Yüce Allah’a aittir.


Rabbimiz, evrende yarattığı canlı- cansız her varlığa yerleştirdiği ayetlerinin önemini, Kuran’da şöyle haber verir:


Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O’nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır. Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de. Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır. Denizi de sizin emrinize veren O’dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O’nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir. Sizi sarsıntıya uğratır diye yerde sarsılmaz dağlar bıraktı, ırmaklar ve yollar da. Umulur ki doğru yolu bulursunuz. Ve işaretler de; onlar yıldız(lar)la da doğru yolu bulabilirler. Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? (Nahl Suresi, 10-17)


Tüm evren, yeryüzündeki tüm canlılar sahip oldukları muhteşem sistemlerle bir mesaj verir, bu mucizevi sistemleri yaratan ve sürekli denetimi altında tutan Rabbimiz’in üstün aklını işaret ederler.


Hep anlatılır; Archimedes ”buldum, buldum!” diyerek neyin heyecanıyla kendini hamamdan sokağa atmıştı? Suyun kaldırma kuvveti olarak bilinen doğa yasasını bulmanın heyecanıyla! İnanan insan ise bu doğa yasasını Yaratanı bulmuştur. O halde daha büyük şevk ve heyecan taşımalı, çabası daha fazla olmalı, Rabb’inin nimetlerini durmaksızın anlatmalıdır…